Eskiden Macissus adı ile bilinen şehir Bizanslı I. Justinianus döneminde tekrar kurularak Justinianopolis adı ile anılmaya başlamış. Türklerin bu alana yerleşmesi ile coğrafik yapısından dolayı bozkır olduğu için ''Kır Şehri'' adını vermişlerdir. Zamanla halk tarafından da Kırşehir adına dönüşmüş. Çullama (kırmızı et veya tavuk eti ile yapılan yemek), Et Yahnisi, Çömlekte Kuru Fasülye ve çömlek paça, ayva dolması, hamur köftesi, ıspanaklı madınak, sütlü pilav, pancar çırpması meze, keşkek yöresel yemekleri yenilebilir. Aşıkpaşa Akılı Pekmezi, Kaman cevizi dünyaca üne sahiptir. Oniks taşı ile hazırlanan bardaklar, fincan, biblo, vazo ve süs eşyaları vardır. Halılar, kilimler ve Gördes düğümü tekniği ile dokunan seccadeler çok iyi görüyor.
Kırşehir Kalesi (Bizans döneminde Jüstinyen yaptırıldığı düşünülen ve Osmanlılara karşı Kadı Burhanettin tarafından restore edildiği bilininen ve her ne kadar günümüze kadar tam hali gelemese de yapılan restorasyon çalışmaları ile kale ayakta tutulmaya çalışılmıştır. Şehrin manzarasını izleyip kuşbakışı bakmak isteyenler için ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir), Alaaddin Kale Cami, Öğretmenevi (0386.2134565), Kırşehir Polisevi, Kılıçözü Deresi, Kent Park, Kırşehir Ahilik Müzesi, Ahi Evran Cami ve Türbesi (Anadolu için büyük öneme sahip olan ve Moğolların istilalarına kadar direnişte bulunup yurdu terk etmeyen Ahi Evran adına yapılmıştır. Ahilik yani esnafların birliği olarak da bilinen teşkilatın kurucusu olan Ahi Evran şehir halkı için saygı duyulan kişilerden biridir. Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden birini yansıtan bu yapı medrese, cami, imarethane ve hamamdan oluşmaktadır. İlk olarak zaviye olarak inşa edilmiş olan bu yapı günümüzde ise cami olarak kullanılmaya başlanmıştır), Şehir Hamamı, Cacabey Meydanı, Kırşehir Atatürk Anıtı, Cacabey Medresesi (Dünyanın ilk astronomi okulu olup gözlemevi amacıyla yaptırılmış bir medresesi. Medresenin minare yapımındaki 3 farklı örgü sistemi, Anadolu'nun tek örneği. Şehir için önemli faaliyetlerde bulunan ve saygı gören Cacabey tarafından yaptırılmıştır. Şu an cami olarak hizmet veren bu medrese hem ilim hem de maneviyatın birleştiği en güzel örneklerden birisidir), Kümbetaltı (Medrese Melikgazi Cd.), Neşet Ertaş Müzesi (Müze içerisinde sanatçının balmumundan yapılmış heykeli ve enstrümanları sergilenmekte. Neşet Ertaş haricinde Kırşehir ve bölgesindeki önemli halk ozanlarının fotoğrafları, onları anlatan bilgileri ve seçilen bazı eserleri sergilenmektedir-Yenice), Mucur Parkı, Aşıkpaşa Tabiat Parkı, Aşıkpaşa Tabiat Parkı Dağ Bisikleti Parkuru (Kervansaray), Kırköy Kırşehir (Kervansaray), Gazi Parkı, Hamidiye Cami, Uğur Mumcu Basın Anıtı, Fatma Hatun Türbesi (Medrese), Tarihi Mağara (Medrese), Kağnıcılar Parkı, Ağalar Konağı (Kayabaşı Mah.), Karlıoğlu Cami (Aşıkpaşa), Aşık Paşa Cami, Aşık Paşa Türbesi, Aşıkpaşa Karlı Çeşmesi, Masal Parkı (Aşıkpaşa), Atatürk Parkı, Bahçelievler Parkı, Şelale Park (Kuşdili), Termal Kaplıcalar (Kırşehir, Termal Turizm Kentleri Projesi kapsamında birçok kaplıcaya sahip. Bunların başında Terme Kaplıcası olmak üzere Karakurt, Bulamaçlı ve Mahmutlu kaplıcalarına bulunuyor. Bilinen rivayete göre Terme kaplıcasının olduğu yerde bir avuç dahi su bulamayan Ahi Evran asasını yere üç defa vurduğunda metrelerce yükseğe kadar su fışkırmış ve sonrasında kaplıcaya dönüşmüş. Kalp hastalıkları, romatizma ve deri hastalıkları gibi pek çok hastalığa şifa olduğu düşünülen bu kaplıcalar her yıl turistlerin uğrak noktası haline gelmiştir), Terme Kaplıcası, Temur Termal Otel, Armas Termal Resort, Karakurt Kaplıcası, Kalender Baba Kümbeti 1135 (Türbesi ve Mescidi)/Karalar Köyü Cami (Kırşehir'in Kalendar köyünde bulunan bu kümbet bütünüyle kesme taştan yapılmıştır. Anadolu Selçuklu döneminde Kılıçarslan tarafından 1135 yılında inşa edildiği için büyük öneme sahiptir-Karalar), Neşet Ertaş Kabri (Bağbaşı), Muharrem Ertaş Evi (Bağbaşı), Muharrem Ertaş Kültür Evi, Kırşehir Müze Müdürlüğü (Bağbaşı), Neşet Ertaş Türkü Bahçası (Bağbaşı), Türkiye'nin En Orta Noktası Bahçe (Yağmurlukale), Tarihi Üçayak Bizans Kilisesi Kalıntıları (Doğu Roma İmparatorluğundan kalan ve 10. Yüzyılda yapıldığı düşünülen bu kilise çift kubbeli ve tamamen tuğladan inşa edilmiş. Diğer kiliselere kıyasla çevresinde hiçbir antik yerleşim yeri veya tarihi yapı barındırmaz. Ancak günümüze kadar bu kilisenin sadece kolonları gelebilmiş. Üç adet önde üç adet arkada olmak üzere altı kolondan oluşan ve bakıldığı zaman üçer ayak şeklinde gözüktüğü için halk dilinde ''Üçayak'' adını almıştır. Taburoğlu), Dulkadirli Yeraltı Şehri (Girişi tünel ile başlamakta sonrasında üzeri açık bir avluya açılmaktadır. Oyma tipinde oluşan mekanda 5 salon ve 8 oda bulunmaktadır. Ayrıca odaların içerisinde de iki adet taş kuyu ve değirmen taşı bulunmaktadır. İçerisi incelendiğinde Hristiyanlar tarafından kazıldığı düşünülen nişlerle çevrili ibadethane mevcuttur. Roma dönemi zamanında savaşlardan korunma, sığınma ve aynı zamanda ibadet etme amacıyla tasarlandığı düşünülen Yeraltışehri mimari olarak da Selçuklu zamanındaki kervansarayları anımsatmaktadır-Seymenli), Cemele Kalesi (Ahievran), Obruk Dağı Mağarası-Karıncalı Mağara (Karıncalı Köyü), Aşiret Mağarası (Ahievran-Demirli), Kilise Kalıntıları (Yunus Emre-Demirli), Kurancılı Çamlık Ulusal Orman (Kurancılı Köyü), Uç Beyi Konağı (Yeni-Çayağzı), Yassıhöyük (Boğaziçi), Çoğun Gölü Piknik Alanı, DSİ Çoğun Barajı, Buzluk Dağı (Tatarilyasyayla), Kaya Oyukları ve İşaretler (Tatarilyasyayla), Kocabey Kavaklığı Piknik Alanı (Kocabey), Cacabey Kervansarayı (Kesikköprü), Kızılırmak Nehri, Tarihi Kesikköprü 1248 (1248 yılında Kızılırmak üzerine kurulmuş olan köprü Anadolu Selçuklu devleti tarafından yaptırılmıştır. Zamanın İpekyolu güzergahı üzerinde bulunan köprü Konya ile Kırşehir'i birbirene bağlamaktadır. 400 metre uzunluğunda olan Kesikköprü, Türk mimarisinin önemli eserlerinden birisidir), Kesikköprü Kervansarayı (Köprünün bitişiğinde bulunan Kervansaray ticaret amacıyla yapılmış olan dönemin mimarisini taşımakta ve taç kapısı, aslan figürleri, revakları ve kemerleriyle dikkati çekmektedir), Geographical Centre Of Earth (Bekdik-Sarıyahşi)
Kırşehir Akpınar Pekmezci Barajı (Pekmezci), Öz Piknik Alanı (Aşağıhomurlu), Manahöz Deresi, Karaburun Piknik Alanı (Aşağıhomurlu), Kasap Milli Parkı (Kilimli), Çallıoyak Milli Parkı (Kilimli), Eskiyurt Gölü (Yeniyapan)
Neşet Ertaş Göleti (Kelismailuşağı)
Cumhuriyet Parkı, Şehit Yasin Gevrek Parkı, Boztepe Piknik Alanı, Mandiralar Mevki Parkı
Boğazevci Eğri Alan Yaylası, Bozbel Yaylası, Yaylaözü Köyü Çiçekhane Dağı (Güvemli), Yaylaözü Yaylası, Çiçekhane (Yaylaözü), Yaylaözü Zirve, Mustafa Bey Konağı (Boyalık), Yediler Türbesi (Boyalık), Şehit Yzb. Ersan Dağ Parkı, Haşim Kılıç Kent Ormanı, 100. Yıl Atatürk Çamlıktepe Piknik Alanı (Harmanpınar)
Kaman Ceviz Anıtı, Kaman Merkez Cami, Prof. Erhan Mites Parkı, Kaman Anıt Ceviz 1, Kaman Anıt Ceviz 2, Ulu Cami (Sarıuşağı), Kültür Merkezi, Şehit Er Yusuf Erdoğdu Parkı, Kaman Seyir Tepesi / Terası (Sarıuşağı), Darıözü Sulama Göleti, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü (Çağırkan), Kalehöyük Arkeoloji Müzesi (Japonya'nın Kültürel Mirası Koruma Projesi kapsamında hibe edilen, höyük içine yapılmış bir müzedir. Japon Bahçesinin içinde yer alan bu müze yeşil alanı ve çevre duyarlılığı sebebiyle 2011 yılında Amerika'da En İyi Yeşil Müze ödülünü almıştır. Müzede genel hatlarıyla KAlehöyük, Büklükale ve Yassıhöyük kazılarında ortaya çıkarılan eserler sergilenmektedir. Selçuklu ve Osmanlı döneminden Anadolu'dak Kalkolitik Çağ'a uzanan geniş bir zaman aralığını kapsıyor. Diğer müzelerden farklı olarak eserler ters kronolojik sistemle sergilenmiş yakın dönemden eski döneme doğru sıralanmıştır. Ayrıca müze içerisinde kütüphane, resim sergisi, kafe, sinevizyon ve araştırma bölümü bulunmaktadır), Japon Parkı, Japon Bahçesi (Çağırkan)
Kırşehir İl Jandarma Hatıra Ornanı (Gümüşkümbet), Kıyın Burnu Piknik Alanı (Gümüşkümbet), Seyfe Gölü, Seyfe Gölü Kuş Cenneti, Seyfe Köyü Piknik Alanı, Gözetleme Kulesi (Yeni Yayla), Mucur Yeraltı Şehri (Volkanik oluşumlu tüf kayaların oyulması ile yapılan bu şehrin, yapılma amacına dair iki farklı rivayet bulunmakta. İlki, İlk Hristiyanlık Döneminde putperest kayzerlerden korunma amacı ile yapıldığı, ikincisi ise Orta Bizans döneminde Arap akınlarından korunma amacı ile yapıldığı düşünülmekte. İki katlı olan bu şehirde odalar, salonlar ve bunları birbirine bağlayan koridor-tüneller var. Yaklaşık 42 odası ziyarete açık olan bu şehir yerden 7-8 metre derinlikte bulunmaktadır), Obruk Gölü (volkanik Obruk Gölü, 50 m derinliğe, 450 m genişliğine sahip. 1. Derece doğal sit alanı ilan edilen Obruk Gölü'nün çevresi adeta bir duvarı andıran doğal kayalıklarla çevrilidir. Gölün yarısına yakın yüzeyi sazlık ve diğer su bitkileriyle kaplı olup, aynalı ve kambur sazan ile kadife türünde balıklar yaşamaktadır-Obruk)