10

Balıkesir

Marmara Bölgesi

📍 Balıkesir (Altıeylül-Karesi)

Balıkesir Kuvai Milliye Müzesi (Balıkesir'de I. Dünya Savaşı sonrasında Millî Mücadele çalışmalarında karargah olarak kullanılmış eski belediye binasında 1996'da hizmete giren müze. İki katlı müzenin zemin katında Balıkesir'de Kuvâ-yi Milliye'nin kurulmasına öncülük etmiş 41 kişinin aldıkları yazılı kararlar, kongrenin kararları, bu kişilerin kişisel eşyaları, fotoğrafları ile Atatürk'ün Balıkesir'e gelişlerinde çekilmiş fotoğrafları; ikinci katında ise, Balıkesir'de ortaya çıkan arkeolojik ve etnografik eserler sergilenmektedir. Müze binası, 1840 yılında Karesi Sancağı Defterdarı Giridizade Mehmet Paşa'nın konağı olarak yaptırılmıştır. İzmir'in İşgalinin ertesi günü Balıkesirlilerin bu binada toplanarak Batı Anadolu'da silahlı mücadele kararı almaları nedeniyle tarihî önemi büyük olan bu bina, uzun zaman II. Kolordu Karargâhı olarak kullanıldı. Bina, 1947-1988 yılları arasında belediye hizmet binası olarak kullanıldıktan sonra restore edildi ve müze haline getirildi.  Müze müdürlüğü 1987 yılında kuruldu. Müze, restorasyon ve eser toplama çalışmaları bitirildikten sonra 6 Eylül 1996 tarihinde hizmete girdiİki kattan oluşan zemin katında Balıkesir'de Kuva-yi Milliye'nin kurulmasına öncülük etmiş olan 41 kişinin aldıkları yazılı kararlar, kongrenin kararları, bu kahramanların kişisel eşyaları, fotoğrafları ile Mustafa Kemal Atatürk eşi Latife Hanım'ın balmumu heykelleri sergilenmektedir. Müzenin ikinci katında ise Balıkesir'de ortaya çıkan arkeolojik ve etnografik eserlere yer verilmektedir. Kyzikos, Adramytteion, Daskyleion ve Antandros antik kentlerinin isimlerinin verilmiş olduğu teşhir salonlarında, bu kentlerde yapılmış kazılarda ve yüzey araştırmalarında ele geçen eserler kronolojik olarak sergilenmektedir), Saat Kulesi 1829 (Saat Kulesi, Balıkesir'de Kuva-yi Milliye Müzesi yakınında yer almaktadır. 1829 yılında Giritli Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1897'de deprem nedeniyle yıkılınca, 1901 yılında bugünkü şekliyle yeniden inşa edilmiştir.  Kare prizma şeklindeki bina, beyaz kesme taş ile yapılmış ve kabartma işçiliklerle süslenmiştir. En üst katı bir kubbe ile örtülmüş ve buraya büyük bir çan eklenmiştir. Kulenin her cephesine bir adet saat yerleştirilmiş, bu sayede dört taraftan saatin görülebilmesi sağlanmıştır.), Ulusal Fotoğraf Müzesi (Fotoğraf ve fotoğrafçılık tarihine dair nesnelerin sergilendiği müzenin bünyesinde M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı adlı özel bir kitaplık da bulunur. Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı, Dumlupınar Mahallesi, Ulus Sokak'ta 150 yıllık 2 katlı tarihi bir yapı ve hemen bitişiğindeki 3 katlı yeni yapıda yer almaktadır. Müze; 2 sergi salonu, makine teknolojisi salonu, kitaplık, fotoğraf ekipmanları, karanlık oda ve binanın buluntularının sergilendiği salon ile tarihi ve teknik değeri olan fotoğraf makinelerinin sergilendiği salondan oluşur. Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi'nin açılışı 19 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Müze ve kitaplık dönem başkanlığını, Altuğ Oymak'ın yaptığı Balıkesir Fotoğraf Sanatı Derneği (BASAF) yönetim kurulu üyeleri Ömer Gemici, Yakup Özkul, Yusuf Hocaoğlu, Bahar Öztunç'un girişimiyle tüm dernek üyeleri, Balıkesirli fotoğraf gönüllüleri ve tüm yurttan katılımcıların katkıları ile imece yöntemiyle kurulmuştur), Zağnos Paşa İş Hanı, Zağnos Paşa Cami 1461 (Fatih Sultan Mehmet'in vezirlerinden Zağnos (Zağanos) Paşa tarafından 1461 yılında yaptırılmıştır. Cami, türbe ve hamamdan oluşan külliyeden günümüze sadece hamam orijinal durumunda gelebilmiştir. 1897 yılında yıkılan cami ve türbe ise 1908'de Balıkesir Mutasarrıfı Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır. Kare planlı cami, düzgün yontma ve kesme taştan yapılmıştır. Ortada dört ayak üzerine oturtulmuş merkezi bir kubbe etrafında dört adet köşe kubbesi bulunur. Caminin son cemaat yeri yoktur. İç bölüme kuzey, doğu ve batıdaki çift kanatlı ahşap kapılarla girilir. Üç yanda, dört köşeli mermer sütunların taşıdığı, ahşap tavanlı, kurşun kaplı, eğimli bir çatıyla örtülü sundurmalar yer alır. Caminin ahşap kadınlar mahfili, kuzey koridoru boyunca uzanmaktadır. Ahşap yivli altı sütuna oturan mahfil, kafeslidir. Mihrap, son dönem Türk sanatı özelliklerini taşıyan en güzel örneklerden biridir. Minare, caminin kuzeybatı köşesinde yer alır. Cami avlusunda türbe, hazire ve şadırvan bulunmaktadır. Caminin avlusunun güneyinde ise bir güneş saati vardır. Gazi Mustafa Kemal Paşa, gerçekleştirdiği yurt gezileri sırasında geldiği Balıkesir'de, 7 Şubat 1923 günü, öğle namazını büyük bir cemaatle Zağnos Paşa Camisi'nde kılmış; burada önemli bir konuşma yapmıştır. Gazi Paşa'nın namazdan ve şehit ruhları için okunan mevlitten sonra minbere birkaç basamak çıkarak, cemaatin tamamını görebilecek şekilde gerçekleştirdiği konuşmasının metni, bugün caminin dış duvarında da asılı bulunmaktadır), Zağnos Paşa Türbesi, Paşa Hamamı, Balıkesir Protestan Kilisesi, Paşa Konağı, Yıldırım Camii (Eski Cami) ve Külliyesi, Kasaplar Camii, Atatürk Parkı, Karesi Atatürk Evi(Balıkesir) Merkez Karesi İlçesi Kuvayi Milliye Mahallesi'nde yer alan, Balıkesir Bölge Trafik Müdürlüğü yanında bulunan yaklaşık 8400m² alanda, içerisinde Anıtkabir'deki Aslanlı Yolu hatırlatan bir yol da bulunan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evin) bir reprodüksiyonu olan projeye 2020 yılı Ağustos ayında başlanmış, 10 Kasım 2021 günü de açılışı yapılmıştır. İçerisinde ise zemin katta Atatürk ve Çocuk, Atatürk'ün Balıkesir Ziyaretleri, Kütüphane ve Özçekim Odası, birinci katta Atatürk ve Milli Mücadele, Atatürk ve Devrimleri, Atatürk'ün Doğa Sevgisi, ikinci katta Şehitler Anı Alanı, Zübeyde Hanım Anı Alanı, Son Kurşun Koleksiyonu Sergisi, Balıkesir ve Kuvayi Milliye Odası ile Gösterim Odası bulunmaktadır. Birinci katta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadele yıllarından birebir örneklenerek silikondan yapılmış bir heykeli, ikinci katta bulunan terasta ise Atamızın annesi Zübeyde Hanım'ın *Oğlunu Bekleyen Anne* temasıyla hazırlanmış heykeli bulunmaktadır. Karesi Atatürk Evi pazartesi günleri kapalı olup haftanın diğer günleri açıktır ve giriş ücretsizdir), Oruç Bey Mescidi, Omurbey (Umurbey) Camii, Yeşilli Cami (Hisariçi Camii), İbrahimbey Camii (Hacı Arifağa Camii), Karaoğlan Camii, Hacı Ali (Alibey) Camii, Hakkı Çavuş Camii, Şeyh Lütfullah Camii, Tahtalı Camii, Alaca Mescit Camii, Umut Karaoğlanoğlu Ormanı, Çamlık Tepesi, Değirmen Boğazı Milli Parkı, Kovaavşar Deresi Mesire Alanı, Son Kurşun Anıtı

📍 Ayvalık

CNR Kıtesurf Okulu, Gümüşlü Zeytinyağı Fabrikası Tarihi Bina, Murateli Koyu, Kumlubahçe Sahili, Mitralyoz Burnu, Enguru Plajı, Düçmen Atatürk Parkı, Şirinkent Sahili, Ayvalık İğdeli Plajı, Atatürk Koruluğu, Boğaz Köprüsü, Cunda Adası, Fener Bakışı, A. Dimitri Manastırı, Cunda Sütun Bazaltları Hamidiye Camii, Aşıklar Tepesi, Cunda Sahili, Taş Kahve, Cunda İskelesi, Alibey Adası Marina, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı, Koruyan Meryem Ana Manastırı, Özge Koyu, Halk Plajı, Ortunç Koyu, Seyir Terası, Semiz Horoz Burnu, Yumurta Adası, Güneş Adası, Yuvarlak Adası, Göz Adası, Kara Ada, Pınar Adası, Yelice Adası, Taşlı Ada, Yelken Adası, Yalnız Adası, Semizoroz Sığlıkları, Dalyan Kemal Koyu. Dalyan, MYTH Sunset Club, Muhammed Kara Koyu, Ladik Plajı, Maden Adasına Geçiş Yolu, Maden Adası, Sönmez Paşa Koyu, Pordoselene Kulesi, Küçükmen Adası, Zeyker Koyu, Dalgıç Koyu, Şamil Özdemir Koyu, Cunda Kürşad Deniz Koyu, Ayios Dimitrita Selina Ayışığı Manastırı, Patriçya Burnu, Ayvalık 3 Deniz Dalış Merkezi, Patriçya Burnu, Rum Köyü (3.Köy). Sobe Plajı, Ayaz Plajı, E.K. Koyu, Paterica Bıyıklı Beach, İğdeli Koyu, Güvercin Adası, Kızlar Manastırı, Gutav Beach, Ayayorgi Beach Club, Çataltepe Plajı, Niyazi Ayoktay Parkı, Cunda Kesebir Beach, Çeşme, Çamlı Manastırı, Rainbow Beach, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Yürüyüş Güzergahı, Surya Beach, Ayvalık Belediyesi Semt Pazarı, Hamidiye Camii, Kale, Cennet Tepesi, Bedeva Şeytan Sofrası, Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, Orhan Peker Sanat Galerisi, Ayvalık Antikacılar Çarşısı, Ayvalık Şehir Kulübü Yörük Mehmet'in Yeri, Atatürk Anıtı, Ayvalık Meydanı, Tik Mustafanın Yeri, Güler Tatlıhanesi, Ayvalık Paşalı Çorba, Saatli Camii, Taksiyarhis Kilisesi ve Müzesi, Çınarlı Camii, Alibey Camii, Şeytanın Kahvesi, 3 Temmuz Hatıra Ormanı, Hayrettin Camii, Ayvalık Ayazması, Elias Venezis Evi, Sarı Konak, Hacıoğlu Aşkın Tost Evi, Ayvalık Sahili, Macaron Muhallebicisi, Hayrettin Paşa Camii, Çifte Çeşme, Ayvalık Deniz Feneri, Ayvalık Anfi Tiyatro, Kapri Plajı, Çamlık Dondurmacısı, Paşa Limanı Plaj&Restoran, Ayvalık Çamlık Kamping, Küçükköy KültürMerkezi. Küçükköy Kent Müzesi, Kürşat Zeytin Evi Müze, Mağaza, Restoran, Küçükköy Şapeli, Eski Yunan Kilisesi, Ayvalık-Balıkesir Yolu, Murat Reis Çamlık Kamping, Altınkum Plajı, Şenlik Koy, Şeytan Sofrası, Lagün, Kumru Koyu, Kumru Adası, Hakkıbey Yarımadası, Ayvalık Ayia Paraskevi Manastırı (Küçükköy), Tuz Gölü, Kuş Gözlem Yeri Ayvalık, Badavut Kayalıkları, Ayvalık Badavut Tabiat Parkı, Kleopatra Beach-Badavut, Badavut Plajı, Sarmısaklı Tabiat Parkı, Sarmısaklı Milli Eğitim Plajı, Copacapana Sarımsaklı, Halk Plajı, Copacapana Beach, Sarımsaklı Plajı, Premier Beach, Deniz Beach Sarımsaklı, Zeytinarası Beach, Ünal Sahili, Tuzla Plajı, Kazan Sahil (Altınova), Karakoç Deresi Altınova Mahallesi Haiz Sulak Alanı, Karakoç Deresi Sulakalanı, Tıkır Tıkır, Altınova Sahil, Kadı Camii, Hacı Bayram Camii, Kum Adası Plajı, Profesörler Resort Beach, Altınova Sahili, Madra Deresi, Madra Çayağzı Plajı, Madra Barajı

📍 Balya

Çınaraltı Dinlenme Alanı, Kozlu Çeşme (Semizköy), Akpınar Çeşmesi (Semizköy), Türk Hava Kurumu Hatıra Ormanı, Balyadan Panoramik Seyir, Tabakhane Köprüsü (Enverpaşa), Balya Maden Mirası Alanı, Balya Gümüşköy Kalıntılar (Kadıköy), Koca Dere, Kayalar Köprüsü, Akbaş Köyü Etnoğrafya Müzesi

📍 Bandırma

Devrim Zeytinyağları, Zeytin Çiçeği Kolonyası, Çerkez Peyniri, Sepet Peyniri, Ağlayan Peynir 1400 TL., Lor 350 TL, Ulu Camii, Bandırma Arkeoloji Müzesi, Bandırma Cumhuriyet Meydanı, Bandırma Sahili, Bandırma Liman, Haydar Çavuş Camii, Kerpen Baba Türbesi, Seyir Tepesi, Bandırma Seyir Terası, Dutliman, Deli İvan Koyu Plajı, Anıtsal Çeşme (Edincik), Edincik Sahili, Tarihi Çınar (Edincik), Edincik Ulu Cami 1382 ( Kitabesine göre Hicri 784 (M. 1382) tarihinde İldutan Bin Abdullah tarafından yaptırılmıştır. 1888 yılında Edincikli Nuri Usta tarafından harim duvarları uzatılmış ve cami şu anki görünümü almıştır. Şadırvan ise 1900 yılında yapıya eklenmiştir. Caminin haziresinde eski selvi ve zeytin ağaçları ve Osmanlı döneminden kalma mezarlar bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı caminin duvarları kesme taştan yapılmış, çatısı kiremit kaplıdır. Caminin içinde Geç Osmanlı dönemini yansıtan kalem işi süslemelerine yer verilmiştir. Minare, caminin kuzeybatı köşesinde yer almaktadır. Cami haziresinin önünde Edincik'in düşman işgalinden kurtulmasının anısı olarak "18 Eylül 1922 Kurtuluş Şehitleri Anıtı" bulunmakta ve anıtın üstünde şehit olanların isimleri yazmaktadır.), Buhye Cami 1576 (Bandırma İlçesi, Edincik Mahallesi'nde 1576 yılında Hacı Mennah tarafından yaptırılmıştır. Camii dikdörtgen planlı, kagir yapıdadır. Ahşap tavanlı olup ahşap çatısı kiremit örtülüdür. Camii önünde Roma devrinden kalma yazılı mermer ve su kuyusu mevcuttur.), Edincik Emir Sultan Cami 1398 (Emir Sultan Camii adını, Emir Sultan'ın emir eri olan ve aynı zamanda bölgeyi Bizans'tan alan Emir Aydın beyden geliyormuş. Kılıçlı Cami olarak da bilinen bu camide asırlardır Cuma ve bayram namazlarının hutbeleri kılıçla okunmaktadır. 1379 yılında fethedilen Edincik'teki bu caminin 1398 yılında Emir Sultan'ın adına ithafen yapıldığı, o yıldan bu yana kılıçla hutbeye çıkıldığı bilinmektedir.), Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik ve Balıkçılık Müzesi (Edincik), Edincik Narlık Plajı, Kümbetoğlu Camping (Edincik), Başak Sitesi Plajı (Edincik), Felek Değirmeni (Hıdırköy), Şirinçavuş Sahil, Misakça Sahil ve İskele, Daskyleion (DascyliumDascyleiumDascylus ya da DaskileionGüney Marmara'da günümüz Balıkesir, Bandırma, Ergili mahallesi sınırları içinde, antik dönemde Misya olarak anılan bölgede yer alan bir antik kenttir. Daskileion konusunda ilk araştırmalar Antik Çağ'da şehrin adı konusundaki farklı görüşlerle başlamıştır. Antik yazarlardan Mela ve Plinius bu merkezlerden *Daskylos* olarak söz ederken, Stephanos Byzantinos, *Daskylion* adını kullanır. MÖ 7.yüzyılda Daskylos adıyla bilinen ünlü Lidya Kralı'nın Sardis'ten hanedan kavgaları nedeniyle buraya gelmesiyle kent Daskileion adını almıştır. Daskileion'da doğan oğlu Gyges daha sonra Lidya'ya geri çağrılıyor. Gyges, Lidya'ya kral olduktan sonra şehre Daskileion deniliyor. Çünkü Daskileion "Daskylos'un yeri anlamındadır. Bu ismi MÖ 650 yıllarında almıştır. Ünlü tarihçi Herodotos ise bu şehrin adını *Daskileion* olarak verir. Antik Çağ'da şehrin adı konusundaki tartışmalar 20. yüzyıl başlarında yerini şehrin lokalizasyonu konusundaki tartışmalara bırakmıştır. Orta Çağ yazarı Stephanos Byzantinos Anadolu'da Daskileion adı verilen beş yerleşmeden söz etmektedir; ancak tarihçiler ve arkeologlar Kuzeybatı Anadolu'da, Bandırma'ya 40 km mesafedeki Ergili Köyü'ne çok yakın olan, Manyas gölü kıyısındaki Hisartepe üzerinde yer alan kalıntıların satraplık merkezi Daskileion'a ait olduğu konusunda hemfikirdir. Manyas Kuş Cenneti, her ikisi de hidrolog ve zoolog olan Alman asıllı Curt Kosswig ve eşi Leonore Kosswig tarafından keşfedilmiştir. Curt Kosswig (1907-1991) aynı zamanda tarih ile de ilgili bir kişiydi. Bu nedenle gölün hemen kıyısındaki Hisartepe'nin üzerinde yer alan kalıntılardan yurttaşı ve arkadaşı Kurt Bittel'e bahsetmiştir. 1952 yılında arkeolog Kurt Bittel tarafından Hisartepe üzerinde yer aldığı saptanan Daskileion'da ilk arkeolojik kazılar, bir yıl sonra Cumhuriyet dönemi birinci nesil arkeologlarından Ekrem Akurgal (1911-2002) tarafından başlatılmış ve 1959 yılına kadar da devam etmiştir. Bu ilk dönem kazılarında ele geçen Anadolu-Pers kabartmaları ve bulgular, Daskileion'un bir Ahameniş dönemi satraplık (valilik) merkezi olduğuna dair en önemli kanıtları oluşturmaktadır. Ekrem Akurgal'ın yapmış olduğu araştırmalar sırasında Hisartepe'nin güney yamacında yüzeyde bir stel parçası ele geçmiştir. Ve bu stel Hisartepe Steli olarak İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde korunmaktadır. Ekrem Akurgal'ın kazısından sonra Dasyleion'daki bilimsel araştırmalara ara verilmiştir. Ancak 1964 yılında bir köylü, Hisartepe'nin kuzeyinde yer alan Köseresul köyünde tarlasını sürerken bir Bizans mezarı bulmuştur. Bunun üzerine İstanbul Arkeoloji Müzesi'nden Nezih Fıratlı tarafından çalışmalara başlanmıştır. Mezarın temizlenmesi sırasında üç adet Stelin mezar yapımında kullanıldığı görülmüştür. 28 yıllık bir aradan sonra 1988 yılında Tomris Bakır tarafından yeniden başlatılan kazılar 2008 yılına kadar kesintisiz devam etmiştir. Bu ikinci dönem kazılarında ise Daskileion'da Ahameniş'in yanı sıra Frig ve Lid kültürlerinin de varlığına işaret eden önemli yapı kalıntıları ve eserler ortaya çıkarılmıştır. 2009 yılından günümüze değin Kaan İren başkanlığında kazılara devam edilmektedir. Frig yerleşimi; Daskileion'da Troya gibi erken dönem yerleşimlerinin olduğu kenttir. 1990 yılından itibaren ele geçen epigrafik ve arkeolojik buluntular burada bir Frig yerleşimi bulunduğuna işaret etmektedir. Frig dilinde yazıtlar, MÖ 8. yüzyıl sonlarına ait bir Kibele tapınak modeli, kült eşyaları ve çok miktarda bezemeli ve graffitolu seramik eserler Friglerin buradaki varlığını kanıtlamaktadır. 2007-2009 yılları arasında tepenin en yüksek yerinde, Kült Yolu olarak adlandırılan alanda yapılan kazılarda anakayaya oyulmuş adak çukurları ile karşılaşılmıştır. Bu çukurların içerisinden Frig uygarlığına ait çok sayıda ağırlık ve tam kap ele geçmiştir. Bu kapların çoğu Gordion kazılarından ele geçen seramiklerle benzerlik göstermektedir. Daha da ötesi, ele geçen graffitolu seramiklerden Friglerin Daskileion'daki varlığının sadece kendi dönemleri ile sınırlı olmadığı anlaşılmaktadır. En önemli kanıtlardan biri, satrap Megabatis Dönemi'ne tarihlenen bir kyliks ayağı altındaki "vanaks" yazısıdır. "Vanaks" Frig dilinde "kral" anlamına gelmektedir ve burada olasılıkla satrapı kastetmektedir. Bu yazıt sayesinde, Ahameniş Dönem'de de Frig halkına ait bir grubun buradaki varlığını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Daskileion'da Frig yerleşiminin tespit edilmesi arkeoloji dünyası için çok önemli bir keşiftir. Bu durum, bölgenin antik yazarlar tarafından neden "Hellespontine Phrygia" olarak adlandırıldığını açıklamakla kalmayıp aynı zamanda Friglerin Anadolu'daki yayılımlarının Kütahya)-Eskişehir sınırının daha da batısına ve kuzeye kaydığını ortaya koymuştur. Lidya yerleşimi; Lidya uygarlığına ait yerleşim kalıntıları da yine Kült Yolu olarak adlandırılan alanda yoğunlaşmaktadır. Ahameniş evresinin hemen altında yer alan Lidya tabakaları özellikle son yıllarda çok önemli buluntular vermiştir. Burada yaklaşık 10 m^2^'lik bir alana yayılmış olan bir yangın tabakası tespit edilmiştir. MÖ 550-540 yıllarına tarihlenen bu yangın tabakası Perslerin kente gelişi ile aynı zamana denk gelmektedir. Bu durum Perslerin kenti savaşarak ele geçirmiş olduğunu göstermektedir. Söz konusu yangın tabakası içerisinden, olasılıkla dinsel bir sahneyi betimleyen çok sayıda altın ve gümüş figür geçmiştir. İnsan figürlerinden bir tanesinin bir rahibi, diğerlerinin de kimliği saptanamayan bir tanrıçayı ya da tanrıçaları temsil ettiği sanılmaktadır. Gümüşten yapılmış hayvan figürleri ise muhtemelen sunu hayvanlarını temsil etmektedir. Bu buluntuların yanı sıra Lidya Dönemi'ne ait çok sayıda tam kap ve kaliteli Lidya seramikleri, höyüğün genelinden ele geçmektedir. Mimari kalıntılar açısından, Kült Yolu alanındaki Lidya mekanlarının yanı sıra Akurgal kazıları sırasında ortaya çıkarılmış ve sadece en alt taş blokları korunmuş olan sur kalıntısının Lidya kentini çevreleyen sur olduğu sanılmaktadır. Pers Hâkimiyeti / Ahameniş Evresi; Ahameniş Dönemi mimarisine ilişkin sağlam korunabilmiş en önemli kalıntı, tepenin güneybatı bölümünde, Kuş Gölü'ne hâkim bir noktada bulunan "Kült Yolu" ve onun etrafında barındırdığı yapı kompleksidir. Erken Ahameniş Dönemi'ne tarihlenen ve ortasında yer alan kanalla ikiye ayrılan bu yol bir apsisle) son bulmaktadır. Bu yol, Tomris Bakır tarafından ateş kültüyle ilgili törenlerin yapıldığı kutsal bir yol olarak yorumlanmaktadır. Nitekim, plastik eserler üzerinde yer alan sahnelere de baktığımızda Perslerin Daskileion'da dinî ibadetlerini geçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Özellikle şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde bulunan iki kabartmalı blok üzerinde yer alan rahip ve soylu tasvirleri, burada ateş ibadetlerinin ve kurban törenlerinin yapıldığını göstermektedir. Daskileion'un bir Ahameniş Dönemi satraplık merkezi olduğuna dair en önemli buluntular Akurgal kazıları sırasında ele geçmiş olan "bulla" lardır. Bulla terimi, antik dönemde güvenli iletişimi sağlamakta kullanılan mühür baskıları için kullanılmaktadır. Devletlerarasındaki yazışmalarda kullanılan papirüsler bullalar ile mühürlenir ve bu sayede başka bir kişinin yazıyı açıp okuması engellenmiş olurdu. Daskileion Anadolu'da bulla bulunmuş az sayıdaki yerleşimden biridir, çünkü bullalar pişmemiş topraktan yapılmaktadır ve bu yüzden günümüze kadar ulaşmaları zordur. Daskileion'daki bullalar ise bir yangın tabakasından ele geçmiş olup bu sayede günümüze kadar korunabilmiştir. Bullaların esas önemi üzerinde barındırdığı yazılardan ve sembollerden ileri gelmektedir. Daskileion bullalarında AramicaEski Persçe ve Yunanca yazıtlar saptanmıştır. Bunun yanı sıra kuş tasvirleri ve av sahneleri yer almaktadır ki bunlar da Daskileion Paradeisos'unda yaşayan kuşları ve yapılan avları anlatıyor olmalıdır. Pers soyluları tarafından kullanıldığı bilinen çok sayıdaki jasper tabak ve az sayıda korunmuş olan *Dareikos* ve *Syglos* sikkeleri, buradaki Pers yaşantısının diğer önemli kalıntılarıdır. Paradeisos; Persçede *Pairidaoza* olarak ifade edilen Paradeisos "bir kralın ya da devlet büyüğünün sahip olduğu, onun resmen kurdurduğu, koruduğu ve bakımını üstlendiği etrafı çevrili park" demektir. Pers geleneğinde krala bağlı bütün yöneticilerin, "Imitatio regis" yani "kralı taklit etme" kapsamında bir yaşam sürdürmek durumunda olduğu bilinmektedir. Daskileion, hemen yanında bulunan Manyas Kuş Gölü ile bu geleneğin yaşatılması için en uygun konuma sahiptir. Hatta Daskileion'un bir satraplık merkezi olarak tayin edilmesinde bile bu durumun etkisi olduğu söylenebilir. Antik yazarlardan Ksenofon'un belirttiği üzere, vali I. Farnabazos'un sarayı ve köylerin etrafını ünlü av alanları kaplamaktaydı. Bu av alanlarının bir kısmının etrafı çevrilmişti. Ayrıca bölgeyi boydan boya kat eden nehirde (bugünkü Karadere) her türlü balık ve gölde (bugünkü Manyas Gölü) avlanmak için çok çeşitli yaban kuşları bulunuyordu. Ksenofon, Hellenika'nın başka bölümlerinde Paradeisos'un bir park olarak nitelendirildiğini satrap Pharnabazos'un ağzından aktarmaktadır. Pharnabazos aslında burada Spartalı komutan Agesilaos'un kenti tahrip etmesinden sonra duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir. "Şimdi görüyorum ki babamdan bana miras olarak kalan saraylarla birlikte, mutluluğu tattığım ağaçlarla ve av hayvanlarıyla dolu olan park tahrip oldu ve yandı. Helenistik dönem; Helenistik Dönem kalıntıları, Daskileion'un bu dönemde de önemli bir merkez olarak varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Özellikle "İncili Duvar" olarak adlandırılan teras duvarı bu dönemin en güzel mimari örneklerinden biridir. Duvarın yapımında daha önceki dönemlere ait olan bazı devşirme) bloklar kullanılmıştır. Üzerinde incelikle işlenmiş inci ve yumurta dizilerinin yer aldığı bu blokların, orijinalinde Ahameniş Dönemi satraplık sarayına ait olduğu sanılmaktadır. Son yıllarda tepenin doğu yamacında yapılan kazılarla mermer ve andezit bloklarla döşenmiş bir yol ortaya çıkarılmıştır. Bu yol Helenistik Dönem'de kente girişi sağlayan yoldur ve tepeye ulaştığı noktada ele geçen çok sayıda çivi ve çürümüş ahşap parçaları giriş kapısının burada olabileceğini göstermektedir. Bu yol Bizans Dönemi'nde de kullanılmış ve bu dönemde giriş kapısı yolun daha aşağısına taşınmıştır. Tepenin içerisinde yer alan yapıların yanı sıra höyüğün çevresinde yaklaşık 2 km lik bir alana yayılmış durumda çok sayıda tümülüs mezar yer almaktadır. Bu tümülüslerden bazıları Tomris Bakır döneminde kazılmış ve restore edilmiştir. Kösemtuğ Tümülüsü, Anadolu'daki tümülüsler arasında mezar odası iyi korunmuş olan az sayıdaki tümülüsten biridir. MÖ 4. yüzyılın 2. yarısına tarihlenen bu mezarın Makedonyalı) bir komutana ait olduğu düşünülmektedir. Tümülüsteki en dikkat çekici keşiflerden biri; dromosun duvarlarında kullanılmış devşirme bir blok taş üzerinde yer alan Frig yazıtıdır.)

📍 Bigadiç

Keçizade Konağı, Bigadiç Kale, Bigadiç Müze Kültür Evi, Kasımpaşa Camii, Yeşilli Camii, Evliya Çelebi Camii (Lonca Camii), Bigadiç Su Kanalları, Akhyraous Antik Kenti Kalıntıları, Sarıcaova Yaylası (Gözören), Beydağ, Yörücekler Barajı Mesire Alanı, 100. Yıl Parkı, Volkan Müzesi, Çaltılar Köyü, Hiroz Vadisi, Kocaçay Vadisi, Çamköy Barajı, Paytar Ekolojik Yaşam Köyü, Bigadiç Millet Bahçesi, Bigadiç Belediyesi Termal Köy Taş Evleri, Bigadiç Yeniköy İnana Piknik Alanı (Yeniköy), Esenli Devlet Ormanı, Çağış Mesire Alanı, Bekçi Kaya, Yassıyurt, Asarkale, Köseler Köyü, Kalafat Köyü, Küçük Akkaya, Karacahisar Ulus Dağı, Ancyra Antik Kenti (Hisar Köyü)

📍 Burhaniye

Bizim Köy Müze Hareketli Etnoğrafya Galerisi (Tekkeli Köyü), Havran Deresi, Denetko Sahili, Anıt Plajı, Kavaklık Piknik Yeri, Dudu Beach, Ören Belediye Piknik Alanı, Ören Plajı, Ayaklı Piknik Alanı, Adramytteion Antik Kenti, Bozyel Beach, Ören Halk Plajı, Raprika Beach, Ören Özel Eğt. Mrk. Klığı, Karınca Deresi, Öğretmenler Plajı, Burhaniye İskele, Demokrasi Parkı, Emirhan Beach, Pelitköy Sahil Plajı, Pelitköy İçmeler Plajı, Ilıca Sahili, Altınyol Koyu (Pelitköy), Kaya Yaylası, Misya Yürüyüş Yolları, Hacı Ahmet Camii, Şahinler Köyü Camii

📍 Dursunbey

Ametist taşıyla meşurdur, Dursunbey Tren İstasyonu, Kent Meydanı, Çarşı Cami 1865 (1865 yılında ibadete açılmış...iki kat yüksekliğinde ki, Kargir Yapı...Mescid!.. Kubbesiz, kırma-oturtma çatılı, alaturka kiremit kaplı... Tek minareli, tek şerefeli Camii... Tavanı Ahşap kaplı ve iki Sütun/ kolon tarafından desteklenmiş... Minaresi , kesme taş ve tuğladan inşa edilmiş... Şadırvanlı, güzel bir bahçe içersinde yer alıyor...), Dursunbey Öğretmeneevi ASO Müdürlüğü (0266.6621768), Suçıktı Mesire Alanı, Ametist Cafe, Hatıra Ormanı, Çamaşırlık Deresi, Yayla, Değirmenek, Eski Su Çıktı, Dursunbey Panayır ve Güreş Alanı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Parkı, Tarihi Baybağan İçme Suyu ve Piknik Alanı, Beyaltı Mesire Alanı (Beyel), Yayla Orman İşletme Amirliği (Sakızköy), Yassıören Köy Yaylası, Yukarı Cemal Yaylası (Osmaniye Köyü), Süleler Köyü Mesire Alanı

📍 Edremit

Edremit Belediyesi Zeytinyağları 5.lt 1850 TL, siyah bal (79 endemik bitkiden oluşur), Hayıt çiçeğinden elde edilen petek bal, Narlı Halk Sahili, Mıhlı Şelalesi, Darıdere Tabiat Parkı (Narlı), Meditasyon Travertenleri (Narlı Darıdere Tabiat Parkı), Altınoluk Kordon, Altınoluk Sahili, Yağcılar Plajı, Altınoluk Mavi Bayrak Plajı, Özdemir Sitesi Halk Plajı, Antandros Nekropolis(Mezarlığı), Antandros Antik Kenti Ören Yeri, Şahindere Kanyonu (Altınoluk), Şahindere Şelalesi, Altınoluk Cam Teras, Kaz Dağları Milli Parkı Şahindere Yürüyüş Patikası, Düden Orman Yangın Havuzu(Altınoluk), Babadağ Zirve, Ayazma Pınarı Tabiat Parkı, Sazak Orman Gözetleme Kulesi, Kaz Dağları Göknarı Tabiatı Koruma Alanı 2, Dalak Suyu (Ortaoba), Akçay Kaz Dağları Milli Parkı, Sarıkız Türbesi, Sarıkız Zirve (Kızılkeçili), Sarıkız Avlusu, Mehmetalan Köyü ve Doğal Havuzlar, Kaz Dağı Kamp Yayla ve Glamping Çadır, Vallah Şelalesi (Mehmetalan), Ayı Deresi Mevki Yürüyüş Alanı (Ortaoba), Karacakaya Şelalesi, Kilise Alanı, Hay Beach Club, Kıyı Koruma Feneri, Fener Plajı, Manastır Çayı, Dere Çay Akarsuyu (Avcılar), Naturland Piknik Alanı, Çamlıbel Esenli Yaylası Kazdağı Parkı, Yiğit Efe Plajı, İmbat Sahil Sitesi Halk Plajı, Güre Halk Plajı, Güre Sahili, Tahtakuşlar Etnoğrafya Galerisi(Çamlıbel), İda Madra Jeopark Müzesi, Pat Plajı (Akçay), Yeni Mahalle Halk Plajı, Kızılkeçili Köyü Anıt Ağacı, Kiçili Park, Kızıl Keçili Kamp (Beyoba), Seyir Teras (Beyoba), Hasanboğuldu Piknik Alanı, Sütüven Şelalesi, Hasanboğuldu Şelalesi ve Göleti, Akçay Limanı, Sarıkız Heykeli, Akçay Sahili, Akçay Özel Eğitim Merkezi K.lığı, Altınkum Plajı, Turban Plajı, Dalyan Halk Plajı, Zeytinli Rock Festivali Plaj (Dalyan), Orjan Beton İskele Plajı, Orjan Tahta İskele Plajı, Sabahattin Ali Anı Evi (Sabahattin Ali'nin dünyasına dokunmak isteyen herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer. Küçücük, sade bir ev olmasına rağmen içeri girdiğinizde sizi adeta zamanın içine çeken bir atmosferi var. Kitaplarından tanıdığımız o hüzünlü ve derin ruhu, eşyaları, mektupları ve fotoğrafları aracılığıyla iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. ​Özellikle Aliye ve Filiz'e yazdığı mektuplar, babalığının ve eşliğinin ne kadar naif ve sevgi dolu olduğunu gözler önüne seriyor. Bu satırları okurken onun acılarını, hasretini ve umutlarını derinden hissetmemek imkânsız. Her köşe başında Sabahattin Ali'nin siluetiyle karşılaşacak gibi oluyorsunuz. ​Bu anı evi, sadece bir müzeyi gezmekten çok daha fazlası. Onun yazdığı o unutulmaz satırların, yaşadığı zorlu hayatın ve sanatına adanmışlığın bir kanıtı), Kurşunlu Cami 1300 (Kurşunlu Cami, Balıkesir'in Edremit ilçesinde bulunmaktadır. Caminin, banisi Mevlâna Yusuf Sinan'ın mezar kitabesine göre, 1300 yılından önce yapılmış olduğu düşünülmektedir. Yapıda inşa malzemesi olarak taş ve tuğla kullanılmıştır. Bu almaşık malzemeye uygun olarak kirpi saçaklar dikkat çekmektedir. Tek kubbeli bir camidir. Sekiz köşeli bir kaideye oturtulan kubbenin dayandığı kemerleri tutan sütunların başlıkları çok süslüdür. Yapının kuzeyinde kubbeyle örtülmüş üç birimli bir son cemaat yeri vardır. Birimler, İon ve Korint tarzında yapılmış ve muhtemelen çevrede bulunan antik şehirlerden getirilmiş devşirme başlıklı sütunlar tarafından taşınmaktadır. Son cemaat yerinin ön ve yan cepheleri geometrik şekilli tuğla süslemelerle bezenmiştir. Yapının kuzeybatı köşesinde yer alan minaresi çokgen kürsülü ve silindirik gövdeli tuğla bir minaredir. Yapıda tek sıra halinde, sivri kemerli çökertme içine yerleştirilmiş pencereler dikkat çekmektedir. Basık kemerli giriş açıklığının ahşap kapı kanatlarının üzerine, üçerden altı süsleme panosu yerleştirilmiştir. Üstteki iki panonun üzerine yazılar yazılmıştır. Diğer panolar, ahşap oyma tekniğiyle oluşturulmuş geometrik süslemeler içermektedir. Panolar çiçek şeklindeki madeni kabaralarla birbirinden ayrılmıştır. Kubbe yanlarında dört küçük pencere mevcut olup, caminin içinde yapılış tarihi belli olmayan eski bir saat bulunmaktadır. Caminin tavanında ise iki adet deve kuşu yumurtası asılı durmaktadır. Caminin cümle kapısı, kesme taştan yapılmış olup, ahşap kapısının işçiliği dikkat çekmektedir. Kapının sağ köşesine cami ve Yusuf Sinan hazretleri hakkında bilgi tabelası asılmıştır. Caminin ahşap kapısının sol kanadında ise ağaç oyma işçiliği ile Accilû bit tevbeti kablel mevt (Ölmeden evvel tevbe etmekte acele ediniz) ve sol kanadında ise Accilû bissalâti kablel fevt (Vakit çıkmadan önce namaz kılmakta acele ediniz) yazıları görülmektedir. Caminin batısında bulunan haziresi, demir parmaklıklarla çevrilidir ve burada sekiz adet mezar kitabesi bulunmaktadır. Bunların üç tanesi kırılmış, bir tanesi de toprağa gömülmüş vaziyettedir. Yusuf Sinan'ın mezar kitabesi, Balıkesir çevresinde bulunan en eski kitabe olup yazısı girift sülüsdür. Başucunda bulunan mermer kitabenin iç yüzünde, Kale'n-Nebiyyi aleyhisselâm: el-Mü'minûne lâ yemûtûn. Nakl-i men dâru'l-fenâ ilâ dâru'l-bakâ (Nebi aleyhisselam buyurmuş ki: Müminler ölmezler. Dünya evinden ahiret evine nakil olunurlar) yazısı görülmektedir. Mezarın, Arapça olan ve manzum yazılan ayakucu kitabesinde ise: Hazret-i Ali buyurmuş ki: Ey dünyası kendini meşgul eden kimse. Uzun düşünceler seni mağrur etmesin. Ömrü gafletle geçmesin. Zira ecel yakındır. Ölüm bir kapıdır. İnsanların cümlesi oraya girer. Ölüm ansızın gelir. Kabir amel sandığıdır. Haline sabır et. Ecelsiz ölüm yoktur. Ölüm bir kâse şerbettir, insanların hepsi onu içer" yazmaktadır), Atatürk Evi, (Edremit Atatürk Kültür Evi olarak işlevlendirilen yapı 1934 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ev sahipliği yapmasıyla önem kazanan bir yapıdır. Kent belleğinde "Atatürk Evi" olarak anılan, kültürel bir değer olarak korunması gerekli önemli bir kültür varlığı, özgün bir mimari eserdir. Çalışılan yapı; Edremit'te 19.yüzyılın ortasına değin uygulanan Batı Anadolu konut geleneğine ve gayrimüslim (Rum, Ermeni) konutu diye sınıflandırılan yığma taş konut geleneğine benzeşim sergilemekten ziyade, plan şeması olarak örneklerine İzmir'de sık rastlanılan, İzmir Konutu olarak bilinen "Levanten Evleri" ile paralellik taşımakta; 20.yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarına tarihlenen Erken Cumhuriyet dönemi kuleli konut geleneğini yansıtmaktadır.Yapı, tarihinde iki önemli yangın geçirmiştir. İlk yangın Atatürk'ün ziyaretinden 12 yıl sonra 1946 yılında meydana gelmiştir. Bu yangın öncesine ait panoramik bir kent fotoğrafında, yapının kentin en yüksek yapılarından biri olarak kent siluetinde önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Bu yangında yapının çatı arası ve kule görünümlü külahvari bir çatısı olan merdiven kovası yok olmuştur. Yangın sonrası çatı arası ve merdiven kovası yapının sahibi tarafından basit kırma çatı ile örtülmüştür. İkinci yangın ise 1991 yılında yaşanmıştır. Bu yangın sonucunda yapının sadece kagir duvarları kalmış; ahşap elemanlar ve ahşap çatısı tamamen yanmıştır. Yapının açık hava koşullarına maruz kalması nedeniyle hızlı bir bozulma süreci yaşanmış ve yapı kullanılamaz duruma gelmiştir.2006-2016 yılları arasında özel mülkiyette bulunan yapı; 2016 tarihinde kamulaştırılarak Edremit Belediyesi mülkiyetine geçmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda yapının ilk halinin belirlenmesi ve zaman içinde geçirmiş olduğu müdahalelerin dönemlerini saptamak amacıyla 1946 yılı yangını öncesi ve sonrasına ait iki adet restitüsyon projesi hazırlanmıştır.Yapıya ait restitüsyon projelerinin hazırlanmasında 1946 yangını öncesine ait panoramik fotoğraf, yapının sahibinin kızı Pakize Kutlu ile yapılan sözlü görüşmeler ve Edremit Belediyesi'nin arşivinde bulunan fotoğraflar birincil kaynaklar olmuştur. Yapının yanan beşgen merdiven kovasının mekana bir kule görünümü kazandıran dik külahvari çatısı ve cumbanın üstünde yer alan dik beşik çatılı bir çatı arasına ait 1946 yıllarında geçirdiği yangın öncesi dönemden panoramik bir kent fotoğrafı dışında ne yazık ki yeterli yazılı ve görsel kaynak bulunamamıştır. Bu fotoğraftan, yükseltilmiş ahşap makaslı bir çatı ile örtülü olduğu öngörülebilse de mevcut bilgilerle kesin bir sonuca varmak mümkün olmamıştır. Yazılı ve görsel kaynakların (kesin ölçüler, gabari, yapım tekniği, ayrıntılar, malzeme ve renk gibi) yeterince güvenilir olmaması ve yapının sunduğu bilgilerin kısıtlılığı gibi nedenlerden dolayı bu kata ait restitüsyon çizimi, hazırlanan koruma projesi için uygulamaya veri oluşturamamış; 1946 yangını sonrası yapıya ait eski fotoğraflar, yapıdaki mevcut izler, mimari öğelerin varlığı, boyut ve detayların tespit edilebilmesi, özgün yapı malzemelerinin bilinirlik ve güvenilirlik derecelerini sağlamış olmaları nedeniyle 2. dönem restitüsyon projesi, uygulamaya veri oluşturmuştur. Yapının hem yapısal değerlendirilmesi hem de "Atatürk Kültür Evi" olarak yeniden işlevlendirilmesine yönelik koruma projesi hazırlanmıştır. Yapının güçlendirme projesine uygun olarak uygulamalar yapılmıştır. Tüm iç duvarlarında sıva sökümü yapılarak belirlenen laboratuvar sonuçlarına göre belirlenen sıva ve derz karışım oranlarına göre uygulama yapılmıştır. Kullanılan tüm ahşap elemanlarda, fırınlanmış ve daldırma yöntemiyle emprenye edilmiş olan ahşaplar kullanılmıştır. Yapının "Atatürk Kültür Evi" olarak işlevlendirme projesine uygun olarak odalarda gerekli düzenlemeler yapılarak dönemine uygun mobilya ve aksesuarlar seçilerek iç dekorasyonu tamamlanmıştır), Alemizade Cami 1737 (Camii selçuklu döneminde yapılmış ve bu güne kadar o değerini korumuş buram buram tarih ve ecdat kokuyor manevi olrakak huzur bulabilirsiniz bir yer ben edremite geldiğinde mutlaka cuma namazını alimizade Camii'nde ede ederim. Yapım Tarihi 1150 mutlaka görülmesi gereken bir yer), Yakup Ağa Cami 1934, Faruk Sepil Parkı, Ayşe Sıdıka Erke Etnoğrafya Müzesi, Han (Eski Tarihi Bina), Köfteci Hilmi, Cumhuriyet Lokantası, Tıflıpaşa Helvacısı, Kavcı Cami 1828, Üçler Dede Türbesi, Bayram Yeri Cami 1810, Ağa Cami 1775, Defter Cami 1500, Pazarlık Cami 1910 (Edremit ilçesinde, halk arasında 'Pırasa Cami' olarak bilinen ve 1851 yılında yaptırılan Pazarlık Camisi 4 yıl süren restorasyon çalışmasının tamamlanmasının ardından, 2000 yılında ibadete açıldı), Mahkeme Cami 1796 (Edremit'in en eski tarihi camilerinden biri olarak biliniyor. Hicri 1211 yılında inşa edilen bu cami, sadece bir ibadet yeri olmanın ötesinde, geçmişten günümüze bir köprü niteliği taşıyor. Giriş kitabesinde yer alan mısralar, caminin ruhunu ve derinliğini hissettiriyor. Bir ziyaretçi, bu kitabede yazılı olanları paylaşarak, caminin tarihi önemine dikkat çekiyor. "Olursa beyt-i mamura nazir, ancak budur evla," diyerek buranın yüceliğini ifade ediyor), Güreş Alanı (Tuzcumurat), Eski Askeri Hastane, Çanlı Baba Türbesi (Dereli), Hacı Aslanlar Sosyal Tesisleri, Olcay Aile Piknik Yeri, Aybek Yangın Gözetleme Kulesi (Kalabak), Kaz Dağları Bilim ve Sağlıklı YaşamKöyü, Dereiçi Piknik Alanı (Kalabak), Döşemedere Şelalesi Kalkım Ekoturizm (Kalabak), Eybek Zirve

📍 Erdek

Edincik Su Zeytini, Kızıl Zeytin, Olgun Hasat Zeytini (Erdek Devrim Zeytin Yağları 400 TL), Erdek Devrim Zeytin Çiçeği Kolanyası 150 TL, Düzler Halk Plajı, Kyzikos Antik Kenti

📍 ([Erdek](https

//tr.wikipedia.org/wiki/Erdek) ilçesi yakınlarında, Marmara Denizi kıyısındaki Misya antik kentidir. Aslen Marmara Denizi'nde bir ada olduğu söylenen ve eskiden ana karaya yapay yollarla bağlanan klasik dönemde *Arctonnesus* adıyla anılan bugünkü Kapıdağ Yarımadası'nın güney kıyı tarafında bulunuyordu. Propontis'te önemli bir stratejik konuma sahip Arktonessos'un anakaraya bağladığı kıstağın hemen kuzeyinde yer alan Kizikos, bugün "Belkıs" ve "Balkız" olarak da anılmaktadır. Kentin yerleşim alanı kuzeyde Dindymos Dağı (Ayı Dağı), Hamamlı ve Belkıs (Yeniköy) köyleri; batıda Erdek Körfezi ve Düzler köyü, güneyde Erdek-Edincik-Bandırma karayolu; doğuda Aşağıyapıcı köyü ve Bandırma Körfezi ile sınırlanmıştır.^[[1]](https://tr.wikipedia.org/wiki/Kizikos#cite_note-tekin-1)[[2]](https://tr.wikipedia.org/wiki/Kizikos#cite_note-2)^ Kizikos, bulunduğu konum nedeni ile Propontis denizi, (Marmara Denizi) Küçük Asya'nın batı dünyasına açılmasını sağlayan en önemli etkenlerden bir tanesidir. Tam bu noktada kentin coğrafi konumu ve korunaklı limanları, Hytos, Panarmos ve Thrakisos sayesinde antik dönemden itibaren Propontis de daima söz sahibi olmuş, verimli topraklarının yanı sıra ilk dönemlerden beri gelişen Karedeniz ile yapılan deniz ticareti ile zenginleşerek Anadolu'nun en önemli kentlerinden biri olmayı başarmıştır. Strabon, Kizikos'un bu durumunu, güzellik, büyüklük ve yönetimin mükemmelliği ile Asya‟nın en önemli kentleriyle yarışır durumda olduğunu ve kentin yerleşim düzeninin Rhodos, Massalia ve Karthago ya benzediğini söyler. Tüm bunların yanı sıra, MÖ 6. yüzyılın ortalarından itibaren bastığı elektron sikkeler kentin hem ticaretinin gelişerek zenginleşmesine hem de ünlenmesinde önemli katkı sağlamıştır. Kentin antik coğrafyası hakkında birçok bilgi veren Strabon, kentin çevresinin beş yüz stadion genişliğinde olduğunu, şehrin güney kısmının bir düzlükte, kuzey kısmının ise Arkton Oros Dağı yamaçlarına kurulduğunu belirtir. İki köprüyle ana karaya bağlanan bir ada üzerinde, limanlarının yanı sıra iki yüzden fazla geminin barınabileceği doğal bir koya sahip olduğunu belirtmiştir. Bu noktada şehrin üzerinde kurulduğu toprak parçasının bir ada mı yoksa bir yarımada mı olduğu antik kaynaklar tarafından tartışılan bir konu olmuştur. Antik Çağ'ın büyük coğrafya bilgini Amasyalı Strabon, MS 17-18 yıllarında yazdığı sanılan ünlü *Coğrafya*) adlı kitabında şöyle ifade eder: "Kizikos, Propontis'te (Marmara Denizi) bir ada olup, kıtaya iki köprü ile bağlıdır. Köprülerin yakınında aynı ismi taşıyan, gerektiğinde kapatılabilen iki limanı ve iki yüzden fazla gemiyi alabilecek büyüklükte barınağı bulunan bir kent vardır" der. Kizikos'un büyüklüğünden, güzelliğinden, yönetiminin mükemmelliğinden" söz eder. Strabon, "Geographia" adlı eserinde, Homeros'a göre Troia toprakları, Kizikos kentinden Aisepos Irmağı'ndan sonra başlar. 'İda'nın eteklerindeki Zeleia'da yaşayanlar, Aisepos'un kara sularından içen Aphneler, Troialılar, bunlar da Lykaon'un şanlı oğlu Pandaros tarafından yönetildiler." (İlyada, ii. 824). O (Homeros), bunları Likyalılar (Troas'ta Troialıların müttefiki olarak yerleşmiş olan Likyalılar) da der. Onlara, Aphnitis Gölü'nden (Manyas Gölü) ötürü *Aphneler* dendiği de zannedilmektedir. Daskylitis Gölü (Kuş Gölü) de bu adla anılır." demektedir. Buna göre Troia'nın tam olarak nerede olduğunu Çanakkale'den ziyade, daha yukarıda, Marmara Denizi kıyısında aramak gerekir. Ünlü yazar Herodotos kaynaklı bilgiler, bölgenin MÖ 7. yüzyılın başlarında, ''Didumus Dağı'' eteğinde Kizikos şehrinin egemenliği altında olduğu gözükmekte. Artake gibi Kizikos şehri de ismini kurucusundan almış. Kizikos'un yaptırdığı eserler arasında Hadrian Tapınağı, Kizikos Amfitheatrı, Altıköşe kuleler, Bouleuterion, Palata Çeşmesi, Agios Nikolas Kilisesi, Muhle Kalesi (Muhla Kalesi), Zeytin adasında yer alan Meryem Ana Klisesi ve genç vaftiz havuzu bulunuyor. Antik Sikkeler; Kizikos (Yunanca: ΚΥΖΙΚΟΣ) antik dönemdeki hazırladığı ünlü şaraplarının yanı sıra bir diğer ünlü olduğu konu darb ettiği elektron antik sikkelerdir. Arkaik Dönem'den Hellenistik Dönem'e kadar 240'tan fazla farklı antik sikke tipi mevcuttur. Kizikos (Yunanca: Κύζικος) özellikle arkaik dönemde antik sikkeler üzerinde çeşitli hayvanları AslanKartalPanterBoğa, Koç, DomuzYunus), Ton balığıHoroz ve çeşitli mitolojik yaratıklar GriffonSfenks, Centaur, Daemon, Gorgon başı, Pegasus antik sikkeler üzerinde darbedilmiştir. Antik dönemlerde Marmara [Propontis] Denizi'ndeki ticaret yollarının güvenliğini de Kizikos  [Yunanca ΚΥΖΙΚΟΣ ] sağlamıştır. Aynı zamanda önemli bir darphane olan Kizikos (Yunanca: ΚΥΖΙΚΟΣ) Yunan dünyasında erken dönemlerden itibaren antik sikke basımına başlamış ve MS 3. yüzyıl ortalarına kadar kendi sikkelerini basmayı sürdürmüştür. Kizikos antik kentinin sembolü Orkinos balığıdır. Antik kentin darbetmiş olduğu antik sikkeler üzerinde görülmektedir. Tarihi Olaylar; MÖ 790: Miletoslu göçmenler, Kizikos ve Prokonnes'te (Marmara Adası) koloniler kurdu. MÖ 680: Kizikos'a büyük bir Miletos göçmen grubu daha geldi. Kyzikos'un "Altın çağı" başladı. MÖ 410: Kizikos'u saran Persler'e karşı yardıma gelen Atinalı Alkibiades Bandırma Körfezi'nde yaptığı deniz savaşını kazandı. Ünlü kişiler; Kizikoslu Androsthenes, MÖ 200'lerde Seleukos kralı III. Antiohos zamanında yaşadı. Kizikoslu Eudoksos), MÖ 130, denizci ve kaşif. Kizikoslu Gelasius, MS 5. yüzyıl kilise tarihçisi. Kizikoslu Adrastus, bir matematikçi), Kyzikos Hadrian Tapınağı (Tapınak, Bandırma-Erdek karayolu üzerindeki Düzler köyünün girişinde, yolun hemen kuzeyinde yer almaktadır. Zemin katını oluşturan galerilerin bir bölümü günümüze gelen Hadrian tapınağı, kenti ziyaret eden antik araştırmacıların en fazla dikkatini çeken yapılardan biridir. 116.23 m uzunluğunda olan tapınağın genişliği henüz belirlenememiştir, yaklaşık 6-8 m yüksekliğinde tepe görünümündeki tapınak alanı, bodur çalı ve defne ağaçları ile kaplıdır. Yapılan kazı çalışmaları ile tapınağın güneydoğu kısmı büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır. Tapınağın güney doğu kısmında krepis ve mermer döşeli zemin, frizler, korinth sütun başlıkları, sima ile diğer kısımlara ait eserler parçalar halinde ortaya çıkarılmıştır. MS 1. yüzyılda inşasına başlanan tapınak ile ilgili ilk bilgileri MS 2. yüzyıl yazarlarından Skolast Lucianus'dan elde ediyoruz. Mali sıkıntılar nedeniyle inşası uzun zaman devam eden tapınağın, İmparator Hadrian'ın yaptığı yardımlarla tamamlandığını Lucianus'dan öğreniyoruz. Ancak burada daha önce bir tapınağın olduğunu bildiren başka kaynağa sahip olmadığımız gibi kazılarda da bunu gösteren kalıntı henüz ele geçmiş değildir. Araştırmacılar MS 117 yılında meydana gelen deprem üzerine İmparator Hadrian'ın MS 124 yılında Kyzikos'a geldiğini, kentin ve tapınağın tahrip olduğunu görerek maddi yardımda bulunması üzerine kentin onarıldığını ve tapınağın da inşasına başlandığını kabul ederler. Olasılıkla, ilkin Jupiter (Zeus) adına yapılan tapınak, parasal desteği nedeniyle İmparator Hadrian'a adanmış olmalıdır. Mimar Aristainetos'un denetiminde yapılan, 8×15/16 sütunlu, dipteros planlı, korinth düzenindeki bu tapınak doğu-batı yönünde uzanan yedi galeri üzerine inşa edilmiştir. Bu gün yalnız üç galeri görülebilmektedir. MS 167 yılında Filozof Aristeides'in Kyzikos'da tapınağın açılışında yaptığı konuşmada "Evvelce gemiciler dağların şekillerine bakarak adaları birbirinden ayırıyorlardı. Şimdi tapınağınız dağların yerine geçti. Şehriniz fenerlere ve işaret bayraklarına gerek kalmadan gemicilere yol gösteren tek şehirdir" demesi de tapınağın görkemini vurguluyor. Kyzikos Antik Kenti'nin önemini yitirmesinde üç neden öne çıkmaktadır; 1- Belirli aralıklarla meydana gelen depremler nedeniyle yapıların tahrip olmaları ve onarılamamaları. 2- Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkent olarak Konstantinapolis'i seçmesi ve onun inşasında Kyzikos'taki yapıların malzemesinin kullanılması. 3- Hadrian Tapınağı da dâhil kentte bulunan birçok mermer yapı malzemesinin yakılarak kireç yapılması. Hadrian Tapınağı'nda bunu doğrular nitelikte Orta Çağa ve Cumhuriyet Dönemine ait kireç kuyuları, kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Tapınakta yapılan kazı çalışmaları sırasında hem doğu hem de batı kısa kenarlarda geniş bir alana yayılan yangın katmanları tespit edilmiştir. Tapınağın doğu tarafında bulunan kireç kuyusu 3.30 m çapa, 2.50 m derinliğe sahiptir. Tespit edilen yangın katmanları ve bu geç dönem kireç kuyuları, Hadrian Tapınağının 20. yüzyılın ortalarına kadar tahrip edildiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.), Cyzicus Arched Postern (Kyzikos Kemerli Postern-Hamamlı), Anfitiyatro (Amfitiyatro kentin kuzeyindeki sur duvarlarının kuzeybatı dışında, Belkıs ve Hamamlı köyleri arasından akan eski adı Kleite olan derenin yatağında yer almaktadır. Halkın "Kaleler mevkii" olarak isimlendirdiği bu yapının birkaç tonozuna ait bazı ayaklar dışında diğer bölümleri tahrip olmuştur. Amfiteatr dik dere yatağına inşa edildiği için oturma basamaklarının doğu ve batı kısımları toprak zemine oturtulmuştur. Dıştan dışa 155 x 180 m ölçülerinde, elips şeklinde olan yapının doğu ve batı yöndeki oturma basamaklarının alt kısımları toprağa, dere yatağından dolayı güney ve kuzey yönlerdekiler ise güçlü ayakların taşıdığı tonozlar üzerine oturtulmuştu. Antik dönemin önemli kentlerinden biri olan Kyzikos'da, büyük ölçüde kalıntılarının ayakta olması nedeniyle, erken dönemden itibaren kente gelen seyyahların ilk dikkatini çeken yapılardan biri amfitiyatro olmuştur. Kyzikos amfitiyatrosu'nun inşasına da MS 117 depreminden sonra başlanmış olmalıdır. Olasılıkla bu depremden önce aynı yerde bulunan ve yıkılan yapının yerine inşa edilmeye başlandı ve MS 155 de meydana gelen Bandırma ve çevresini etkileyen depremden sonra onarılmış veya tamamlanmış olabilir. Hamamlı), Aldırmaz Kamping, Kapıdağ Kamping, Kırtay Beach, Zeytin Beach, TSK Eğt.Mrk. K.lığı., TSK Erdek Beach Kamp, Erdek Deniz Üssü, Seyitgazi Tepesi, Bluemoon Plaj Kafe, Kurbağalı sahili, Erdek İskele, Zeytinli Ada, Erdek Körfezi, Erdek Sahili, Ali Haydar Sarı Sahil Bandı, Erdek Halk Plajı, Morina Kamp Alanı, Emniyet Kampı, Çınaraltı Beach, Çuğra Sahili, Ocaklar Sahili, Muhla Kalesi (Bizans döneminde inşa edilmiş olabileceği düşünülen kalenin 8 burcu olduğu, bunların 7 tanesinin yuvarlak, 1 tanesinin dikdörtgen planlı olduğu gözlemlenmiştir. Kale içierisinde sarnıç olabilecek bir yapı kalıntısı da tespit edilmiştir. Balıkesir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü tarafından 23.03.2021 tarih ve 2670 sayılı kararla Korunması Gerekli Kültür Varlığı (1. grup) olarak tesciline karar verilmiştir.), Ocaklar Günbatımı Manzara Noktası, Tanova, Çeşme, Faruk'un Koyu, Narlı Sahili, Narlı Plajı, Narlı Yürüyüş Yolu ve Plaj, Balyos Feneri, İlhan Mahallesi Sahili, Küçükova Koyu (ilhan), Büyük Ova Sahili ve Plajı (İlhan), Doğanlar Sahil ve Plajı, Turanköy Kadınlar Plajı, Turan Köy Plajı, Turanlar Plajı Seyir Tepesi, Osmanlı Şelalesi (Ballıpınar), Ebott Dağı (Ocaklar), Manastır Halk Plajı, Yolsuz Koy, Ormanlı Plajı, Kılıç Koyu (Ormanlı), Gizli Koy (Ormanlı), Eğridere Ballıpınar, Günübirlik Plaj, Harun Atabay Gizli Kumsal (Ballıpınar), Ballıpınar Köyü Kadınlar Kooperatifi, Ballıpınar Köyü Plajı, Çeşme, Doğa Koruma Alanı (Ballıpınar), Ballıpınar Şelalesi, Kirazlı Manastırı, Yukarıyapıcı Göleti (Yukarıyapıcı), Kapıdağ Ekoturizm Alanı, Vardiya Koyu (Şahinburgaz), Dereağzı Koyu, Kasıskala Plajı, Draça Plajı, Küçükçukur Plajı (Kestanelik), Çayağzı Sahili ve iskele, Kestanelik Limanı, Kestanelik Armanlar Plajı, Elvancık Koyu, Kapsül Feneri, Çakıl Mahallesi Sahili ve İskele, Atatürk Anıtı, Karşıyaka Sahili ve Limanı, Tecimen İskele Aile Çay Bahçesi, Dalyan Sahili, Kum Limanı, Tanaşa Sahili (Tatlısu), Soğan Kayaları (Tatlısu), Erdek Kamping Etkinlik Alanı, Tatlısu Büyük Bakraç Halk Plajı, Tatlısu Halk Plajı, Anfi Tiyatro (Amfitiyatro kentin kuzeyindeki sur duvarlarının kuzeybatı dışında, Belkıs ve Hamamlı köyleri arasından akan eski adı Kleite olan derenin yatağında yer almaktadır. Halkın "Kaleler mevkii" olarak isimlendirdiği bu yapının birkaç tonozuna ait bazı ayaklar dışında diğer bölümleri tahrip olmuştur. Amfiteatr dik dere yatağına inşa edildiği için oturma basamaklarının doğu ve batı kısımları toprak zemine oturtulmuştur. Dıştan dışa 155 x 180 m ölçülerinde, elips şeklinde olan yapının doğu ve batı yöndeki oturma basamaklarının alt kısımları toprağa, dere yatağından dolayı güney ve kuzey yönlerdekiler ise güçlü ayakların taşıdığı tonozlar üzerine oturtulmuştu. Antik dönemin önemli kentlerinden biri olan Kyzikos'da, büyük ölçüde kalıntılarının ayakta olması nedeniyle, erken dönemden itibaren kente gelen seyyahların ilk dikkatini çeken yapılardan biri amfitiyatro olmuştur. Kyzikos amfitiyatrosu'nun inşasına da MS 117 depreminden sonra başlanmış olmalıdır. Olasılıkla bu depremden önce aynı yerde bulunan ve yıkılan yapının yerine inşa edilmeye başlandı ve MS 155 de meydana gelen Bandırma ve çevresini etkileyen depremden sonra onarılmış veya tamamlanmış olabilir. AşağıYapıcı), Zambak Adacık, Bandırma Kuzey Mendirek Deniz Feneri, Paşalimanı Adası: , Paşalimanı Erdek, Paşalimanı Osmanlı Mezarlığı, , Harmanlı Plajı, İncir Voli Plajı (Balıklı), Balıklı Köyü Plajı, Sarıkum Plajı, Erkekler Plajı, Tuzla Köyü Parkı, Hasır Adası, Hacı Adaları, Soğan Adası, Koyun Adası, Mamali Adası, Ermenek, Avşa Adası: Yiğitler İskelesi, Ali Baba Türbesi (Yiğitler), Sürel Plajı, Kabotaj Plajı (Yiğitler), Martı Adası, Maviköy Marina, Akvaryum Plajı, Değirmenardı Plajı, Avşa Altınkum Plajı, Avşa Merkez Cami, Avşa Feribot iskelesi, Avşa Plaj, Manastır Koyu, Gül Hüseyin Dede Dağları Yürüyüş Alanı, Beyazsaray Plajı, Çınar Koyu, Umurum Plajı, Lisya Ada Kumsalı, Kumtur Plajı, Karadut Plajı, Road House, Avşa Kadınlar Plajı, Tavşanlı Plajı, Kartal Yuvası Plaj Kulübü, Altınkum Plajı, Yolun Sonu Kamp Alanı, Mehmet Ağa Türbesi, YiğitlerKöyü Sahili, Yiğitler Köyü Yürüyüş Yolu, Ekinlik Adası: Ekinlik Feribot İskelesi, Kartal Yuvası Mina Villa, Marmara Burnu, Kalın Burun, Kum Voli Plajı, Dut Voli Plajı, Karabatak Koyu, Marmara Adası: Saraylar iskelesi, Abroz Plajı, Abroz Kadınlar Plajı, Prokonessos Antik Kenti (Prokonnesos adasının güneybatı kıyısında bulunan bir Yunan kasabasıydı. Arimaspeia'nın şairi Aristeas, buralıydı. Miletlilerin) bir kolonisi olan bu kasaba, Pers kralı I. Darius'un emriyle hareket eden bir Fenike filosu tarafından yakıldı. Strabo, eski ve yeni Prokonnesos arasında ayrım yapar. Kizikos sakinleri, kesin olarak belirleyemediğimiz bir zamanda, Prokonnesosluları kendileriyle birlikte yaşamaya zorladı ve tanrıça Dindymene'nin heykelini kendi şehirlerine taşıdı. Diocletianus'un Maniheizme karşı fermanı De *MaleficiisetManichaeis* uyarınca suçlular Proconnesus'taki madenlerde çalışmaya gönderildi. Yeri, Türkiye'nin Balıkesir ilindeki Marmara Adası'nda , Marmara kasabası yakınlarındadır.), Viranköy, Anataş Adacığı, Çınarlı Plajı, Çınarlı Köyü Meydanı, Manastır Plajı, Keyif Beach Club / Marmara, Kamara (Gündoğdu), Şifalı Su Beach, Şifalı Su Seyir Terası, Fatma Kadın Çeşmesi, İDO MARMARA FERİBOT İSKELESİ, Avni Jale Özken Marmara Adalar Müzesi, Marmara Adası Feribot İskelesi, Yelkovan Ada Evi, Gündoğdu Feneri, Beyaz Limanı, Gündoğdu Köyü Bostan Plajı, Gündoğdu Köyü Maşatlık Plajı, Topağaç Plajı, Topağaç Köyü Cami, Birinci Koy, Manastır Plajı (Topağaç), Harun's Beach (Asmalı), Anüsbükü (Asmalı), Mert Efe Aksoyun Papazı (Asmalı Papaztaş), Yana Güner Yavuz Piknik Alanı (Abroz), Sahipsit Plaj (Abroz), Minikada, Işık Adası, Eşek Adaları, Kayainönü Adası, Hayırsız Ada

📍 Gömeç

Gömeç Dalış Köyü, Afşar Tatil Köyü Sahili, Karaağaç Sahili, Sırataşlar Plajı, Atatürk İğdeli Plajı, Aktur Sitesi, Bozburun Feneri, Martı Koyu (Aktur), Tilki Koyu Aktur), Güvercin Koyu (Aktur), Intaland Sevgi Köyü Sahili, Onurkent Plajı, Gömeç Liman, Kemerköy Sahil, Şeytan Nihatın Yeri, Bernam Tepesi, Atatürk Kayaları, Yeni Camii

📍 Gönen

Gönen Parkı, Gönen Termal Tesisleri, Gönen Projesi Ağaclandırma Bölgesi, Alacaoluk Kalesi (Taban Kale), Bodur Piknik Alanı, Dikmen Yangın Gözetleme Kulesi, Eşekmeydanı Piknik Alanı (Fındıklı), Artamea Yolu (Kınalar), Gönen Çayı, Güvercinli (Güvercin) Köprüsü (Antik Roma uygarlığı tarafından Misya eyaletinde (günümüzde UlukırGönen Çayı üzerine inşa edilen köprü. Günümüzde yıkık durumda olsa da köprü ayakları yapımında kullanılan "hava bölmeli sistem" nedeniyle ayaktadır. Aynı zamanda Makestos Köprüsü gibi ve bölgedeki diğer Roma köprüleri gibi istihdam edilmiştir, Güvercin Köprüsü'nün bugünün standartlarına göre hâlen gelişmiş kabul edilebilecek "oluk" sistemi dikkat çekicidir. Neredeyse tüm iskeleler ve yedi küçük kemerler hâlâ bozulmamış ve ayakta kalmıştır. 20. yüzyılın başlarında yürütülen bir saha incelemesinde, köprüde dört ana tonoz kalıntıları bulunmuştur. Bugün yapının geri kalanının durumunu belirlemek zordur ama nehir yatağında kalan iki iskele taslakları, hâlâ kaybolmamıştır. Bununla beraber Karasi Beyliği döneminde yenilenmiş ve Osmanlılar zamanında da kullanılmıştır. Köprü moloz taştan yapılmış, bunun üzerine granit tozundan sıva yapılmıştır. Dört yuvarlak gözden meydana gelen köprü günümüzde hâlen harap bir durumdadır ve kullanılamaz biçimdedir. Granikos Savaşı'nda (MÖ 334) Pers ordusunu bozguna uğratan İskender, bir rivayete göre savaş esnasında Aeisepos'un (Gönen Çayı) kenarında dinlenmek için mola vermiştir. Yıkanmak için dereye inen askerler orada dolaşırken, sazlıkların arasından duman yükseldiğini görmüşlerdir. Buradaki sıcak suyu ısıtmak amacıyla Gönen Çayı'ndan bir kanal açtıktan sonra askerler burada uzunca bir süre kalıp banyo almışlardır. Yaptıkları banyonun kendilerini zindeleştirdiğini ve hastalıklarını iyi ettiğini gören İskender'in ordusu bu suyun tılsımlı olduğuna inanmıştır. Güvercinli Köprü'nün ismi ile ilgili bir rivayete göre Habeşistan Kralı Memnon'un kuşları her sene Gönen çayının ağzına gelerek orada Habeş yiğidine ağlarlarmış. Memnon'un savaşta ölen arkadaşlarının ruhlarını taşıyan yahut da kendisinin ölümsüzleşmiş küllerinden doğmuş olan bu kuşlar iki gruba ayrılır ve birbirleriyle dövüşürlermiş. Çarpışma, ancak bir grubun tamamen yok olmasıyla sona erermiş. Gebeçınar), Gönen Çayı Deltası, Denizkent Sahili

📍 Havran

Havran Millet Parkı, Havran Kent Müzesi, Havran Çayıi, Havran Mesire Alanı, Çamdibi Mahallesi Parkı, Havran Kocaseyit Atlı Sporlar Eğitim ve Aktivite Merkezi, Kocaseyit Onbaşı Anıtı, Koca Seyit Onbaşı'nın Mezarı, Seyit Onbaşı Müze&Cafe (Kocaseyit Köyü), Havran Barajı, Havran Çayı, Gelin Deresi Köprüsü 9 Ulusal Orman, İnboğazı Mağaraları (İnönü), Ahmet ESEN Mağarası, Andık Mağarası (İnönü), Talimalanı Mesire Alanı (Fazlıca), Dereiçi Piknik Alanı (Tarlabaşı, Kalabak), Kaz Dağları Bilim ve Sağlıklı Yaşam Köyü (Fazlıca), Ovacık Dede Türbesi (Büyükdere), Kızıklı Arena Güreş Sahası, Sinan Dede Türbesi, Delikkaya Kaya Sunağı (Dutluca)

📍 İvrindi

İvrindi Kalesi, Ulu Camii, İvrindi Köprüsü, Gökkemer Kayası Yürüyüş Parkuru (Kurtuluş), Deliktaş Kaya Tırmanış Bölgesi (Yağlılar), Bahadırlar Yaylası, Kazancılar Konağı, Sapdere Koca Taş (Hacıahmetler), Büyük Ilıca Köyü Kaplıcaları, Madra Dağları, Gömeniç Kalesi (Gömeniç Köyü), Yeşilköy Göleti Kamp ve Piknik Alanı, Karagöl (Çayır), Tarihi Cüneyt Köprüsü (Mandıra)

🍴 Yöresel Notlar

\

📍 Kepsut

Akçakertil Kanyonu, Akçakertil Kanyonu Kaya Tırmanışı Bölgesi, Gürkamp Huzur, Nusret Kaya Tırmanış Bahçesi, Balıkesir Sarraf ve Kuyumcular Hatıra Ormanı, Mümtazın Yalakları, Seçdere Köyü Doğal Yaşam Parkı

📍 Manyas

Poimaneon (Eskimanyas), Soğuksu Göleti, Eskimanyas Göleti Piknik Alanı, Söve Göleti, Ketenlik Deresi Piknik Alanı (Cumhuriyet), Daskyleion (Ergili), Manyas Gölü, Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı, Kuş Cenneti Müzesi

📍 Savaştepe

Tıbbiyeli Hikmet ve oğlu Orlan Boran'ın doğum yeri, Sarıbeyler Köyü Fatma Erdil hanım Seferberlik Çöreği, Çitalan Deresi, Yağcılı Deresi, Sarıbeyler Barajı, Savaştepe MilletBahçesi, Savaştepe Peribacaları (Ülkemizde peri bacaları denilince akla ilk olarak Kapadokya gelse de Savaştepe'de de benzer oluşumlar, Kapadokya kadar güçlü olmamakla birlikte yer almaktadır. Peri bacaları ilçe merkezine 4 km uzaklıktaki Su Çıktı, Yağcılar, Maden Mezarı ve Karaçam'da görülebilmektedir. Karaçam), Sayabağı Mevki Yürüyüş Alanı (Yeşilhisar Köyü)

📍 Sındırgı

Kışla Müze Han, Gençlik Kır Bahçesi, Kertil Çam Tarihi Balıkesir Kolonyacısı, Yağcıbedir Pide, Yağcıbedir Konağı, Yağcıbedir Halı Kilim (Başaran Halı), Sındırgı Çaygören Barajı, İda Madra Jeoparkı (Hisaralan Traverten Konileri), Hisaralan Kaplıcaları, Emendere Saklı Cennet Yüzme Havuzları, Akpınar Çamalanı

📍 Susurluk

Çaylak Mesire Yeri, Susurluk Ülkü Ocakları Hatıra Ormanı, Çaylak Şelalesi (Ekinlik), Çataldağ Göleti, Aygır Kamp Alanı

🍽️ GALATA NEW GALAPERA RESTAURANT

Galata Köprüsü Altı, İstanbul

⭐ Google'da Yorum Yap
InstagramLinkedInPinterestTikTokX (Twitter)YouTube